29 Eylül 2007 Cumartesi

Erkeklerde Sertleşme Sorunu

Sertleşme problemi, cinsel ilişki için gerekli ereksiyonu başlatamama, sağlayamama veya devam ettirememe durumudur. Yani, ilk önce cinsel ilişki için ereksiyon, sertleşme başlatılacak, daha sonra sertleşme sağlanacak ve bu devam ettirilecek. İşte bu üç unsuru yerine getiremeyen bir durumda sertleşme sorunundan bahsedilebilir.Sertleşme sorununa yol açan faktörler psikojenik ve organik olmak üzere ikiye ayrılıyor. Psikojenik faktörler arasında depresyon, anksiyete gibi faktörler var. Organik faktörler arasında ise en sık rastlanılan şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, kalp hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları, peniste şekil bozuklukları sıralanabilir. Sigara da sertleşme sorununa yol açan en önemli faktörlerden bir tanesi.Kalbin damarı ile penisin damarı aynı çapta: 3 milimetre. Kalbi etkileyen hastalıklarda penis etkileniyor. Bu hastalıklar arasında sigara içme, kolesterol yüksekliği, lipit yüksekliği gibi hastalıklar olabilir. Diyabet de birçok sistemi etkileyen bir hastalık. Birçok faktöre bağlı olarak diyabetin yol açtığı sertleşme sorunu, diğer sertleşme sorunlarından daha ağır seyrediyor. Türkiye’de 3 milyon erkekte, sertleşme sorunu olduğu araştırmalarla ortaya kondu.Yüksek tansiyon da penisin damarlarını etkileyerek, cinsel fonksiyon bozukluğuna, sertleşme sorununa yol açıyor. Hipertansiyon tedavisi için kullanılan ilaçlar da sertleşme problemine neden olabiliyor.Kadında da şeker hastalığı, tansiyon yüksekliği, sigara içimi, kadın cinselliğini olumsuz yönde etkiliyor. Çünkü, kadın cinsel organları, erkek cinsel organına son derece benzer bir şekilde çalışıyor.Örneğin 5 yıl cinsel fonksiyon bozukluğu olan ve bunu tedavi ettirmeyen hastada penis kullanılmadığı için sürekli olarak fonksiyonunu kaybeder.Bu nedenle sertleşme sorunu olanların 6 ay içinde doktora başvurmaları gerekmektedir. Ancak psikolojik nedenli, sürekli olmayan sorunlarda doktora başvurmak gerekli değildir. Sertleşme sorunu olanlar doktor tavsiyesi ile viagrayı deneyebilirler. Eğer viagra, hastalarda başarılı olursa, bunun belli ölçülerde belirli sistemlerin hastada normal olduğu kabul edilir.

Yumurta Kanalları

Yumurta kanalları, rahmin yukarı uçlarından çıkan ve yumurtalıkları trompet şeklinde genişlemiş uç kısımlarıyla saran uzun, dar borulardır.Yumurtlama yaklaşınca, yumurta kanallarının nilüfer çiçeği şeklindeki uç kısımları genişler. Bunlar dışarı atılan yumurtayı rahmin çevresinde bekler ve bir emme tulumba gibi içlerine çeker. Kanalların iç yüzeylerini kaplayan titrek tüycüklerin yardımıyla yumurta kanalları yumurtayı rahim boşluğuna yollar.Yumurta tohum iplikçiği ile birleşir ve normal olarak yumurtalık yakınlarında, yumurta kanalının içinde döllenir. (Kanalın boyu ortalama 20 milimetredir.) Tohum, iplikçiğinin ortalama hızı düzgün yüzeyde saatte 3 milimetredir ve kadının vücudunda yukarda belirtilen yere ulaşabilmesi için en az 8 saate gereksinimi vardır. Yumurta tam bu yere gelmişse, sadece tek bir tohum iplikçiği, daha doğrusu yumurtaya en çok yaklaşan sperm tarafından döllenebilir.Tohum iplikçiği yumurtanın içine girer. Baş kısmı yumurtanın çekirdeği ile birleşir. Döllenmiş yumurta, hücre bölünmesi adı verilen gelişim olayını sürdürür, bir yandan da yumurta kanalında yoluna devam eder. Aşağı yukarı altı gün sonra rahme ulaşır. Yumurta, döllenmediği zaman yumurtlamadan sonra bir günden fazla canlı kalamayacağı için, kanalın ortalarına gelmiş, bu yüzden de artık döllenmesine olanak kalmamışsa, parçalanır

Cinsel Uyarı Bölgeleri

İnsan gövdesindeki cinsel uyarı bölgeleri ya da cinsel uyarıya yatkın bölümler yalnızca üreme organları değildirler. Kadınlarda, tüm gövdeyi kaplayan deri, cinsel bakımdan az ya da çok uyarılabilecek niteliktedir, insan gövdesinde bulunan en belli başlı cinsel uyan bölgeleri aşağıda sıralanmıştır.
Penis
Penisin çeşitli bölümleri arasında en duyarlı olanı, glans adı verilen penis ucudur. Bunun da özellikle alt bölümü, yarığın tam gerisinde bulunan kısım, en duyarlı yanıdır. Penisin sapı ve özellikle köküne yakın bölümü en az duyarlı bölgedir. Bununla birlikte, ritmik olarak uygulanan bir uyarıya karşılık verir.
Klitoris
Kadında klitoris penisin karşılığıdır. Dış deri normal olarak klitorisi kaplamakta olup, klitoris başının (erkekteki penis ucunun karşılığı) ilk anda göze çarpmasını önler. Uyarıya çok yatkın olup, dokunmaya, ritmik baskıya ve her şeyden çok devamlı fakat aralıklı bir uyarıya karşılık verir. Klitorisin aralıksız olarak uyarılması genel olarak iyi birşey değildir. Kadında, gıdıklanmayı andıran, karşı koyulması, dayanılması son derece güç bir duygu uyandırabilir. Klitorise karşı özel bir ilgi gösteren bir erkek, bu noktanın çevresini uyararak da aynı sonuca erişebileceğini, kadının coşkusu için klitorisin kendisine dokunmanın kesinlikle gerekli olmadığını öğrenmelidir.
Küçük Dudaklar (Labia Minora)
Küçük dudakların iç bölümleri dokunmaya karşı son derece duyarlıdır. Bir iç dudaktan başlayarak klitorisin üstünden de geçerek öbür iç dudakta son bulan bir tür döner uyarı uygulandığı zaman kadının cinsel coşkusu belirli bir şekilde artar.
Döl Yolu Ağzı
İdrar deliği ile döl yolu ağzını içine alan bölge de son derece duyarlıdır.
Döl Yolu
Döl yolunun ağzındaki sfenkter çemberi her hangi bir baskı altında kaldığı zaman daralır. Döl yolunun ön bölümüne, aşağı doğru parmaklar ile uygulanan ritmik baskı, çok keskin bir cinsel coşkuya yol açar. Döl yolu duvarları dokunmaya karsı fazla duyarlı olmadıkları için, penisin döl yoluna girmesinden duyulan cinsel coşku, daha. çok ruhsal bir coşkudur. Döl yolu içini doğrudan doğruya uyarmaya kalkmak bu bakımdan tüm anlamsız olmasa bile, tırnakların bu bölgeyi zedeleme ihtimalleri vardır. Parmakların döl yolu ağzından daha ileri gitmemeleri öğütlenir. Klitorisin dibi uyarıldığı zaman döl yolu ağzında da cinsel coşku duyulur.
Serviks
Aslında bu bölge dokunmaya karşı duyarlı değildir. Kadın serviksin uyarıldığını sanabilir; ama bu, penisin çok derinlere girmesinden dolayı meydana gelen basıncın peritoneum'u (döl yatağı yüzeyini kaplayan doku] etkilemesi ve derinlere giren penisin genellikle bir seri tepki yaratması yüzündedir. Bu bölgeyi erkeğin parmakları ile uyarmaya çalışması doğru değildir, çünkü eşini yaralayabilir.
Büyük Dudaklar (Lâbia Majora).
Erkeğin teslis torbalarını andırır Kadının cinsel duygularının uyanmasında önemli bir rol oynamaz ama penis üzerinde uyarıcı bir etkisi olabilir.
Testis Torbaları (Scrotum)
Cinsel uyarı ile doğrudan doğruya pek ilişkisi yoktur. Bazı erkekler, testis torbalarının avuç içinde tutulup parmaklar ile uyarılmasından coşku duyarlar. Çoğu erkekler ise testis torbaları biraz fazla sıkıldığı zaman acı duyarlar. Bununla birlikte testis torbalarının bir avantajlı yanı vardır: cinsel birleşme sırasında kadının gövdesine hafifçe değerler ve bu çoğu kez kadına zevk verir.
Apış Arası
Döl yolu ağzı (ya da penis kökü) ile anus (makat) arasında kalan bölge dokunmaya karşı duyarlıdır. Bu bölgenin orta bölümü özellikle basınca karsı duyarlıdır.
Anus (Makat)

Cinsel Terimler Sözlüğü

CİNSEL TERİMLER SÖZLÜĞÜ

Acil Kontrasepsiyon: Doğum kontrol yöntemi uygulamadan ilişkiye girilmesi sonucu ya da uygulanan doğum kontrol yöntemlerine rağmen dikkatsizlik sebebiyle hamile kalınma tehlikesine karşı uygulanan acil müdahale. Anal Seks: Cinsel organının diğer eşin anüsüne temas etmesiyle yaşanılan cinsel ilişki. Aseksüel: Cinsel ilişkiye girmeye ihtiyaç duymayan ve zevk almayan kişi. Bakir: Cinsel anlamda hiçbir deneyimi olmayan erkek. Bakire: Cinsel anlamda hiçbir deneyimi olmayan kadın. Bekâret: Cinsel deneyimi olmama durumu. Biseksüel: Her iki cinsle de ilişkiye giren ve her iki cinse de ilgi duyan. Cinsel taciz: İstek dışı cinsel ilişkide bulunmak ya da ilişkide bulunmaya zorlamak. Dildo: Suni penis. Diyafram: Kase şeklinde olup vajina içine yerleştirilen ve spermlerin burada birikerek etkisiz hale gelmesini sağlayan yöntem. Doğum kontrol hapı: Yüksek dozda östrojen ve progesteron hormonu içerek, kadındaki yumurtlama (ovulasyon) sürecini geçici bir süre durdurmaya yarayan haplar. Ensest: Kanuni ya da kan yoluyla yakın olan kişilerin cinsel ilişkide bulunması. Ereksiyon: Penis ya da klitorisin cinsel ilişki sırasında kan ile dolarak sertleşip şişmesi. Erken boşalma: Psikolojik ya da fizyolojik kökenli sebeple cinsel ilişki sırasında normalden daha erken boşalmak. Gebelikten koruyucu iğneler: Gebelikten koruyucu iğneler, kadınlık hormonu olan östrojen ve progesteron içeren ilaçlar. Geç boşalma: Psikolojik ya da fizyolojik kökenli sebeple cinsel ilişki sırasında normalden daha geç boşalmak. Gerantofili: Kendisinden yaşça büyük kişilerle cinsel ilişkiye girme eylemi. Geri Çekme: Cinsel temas sırasında, erkeğin boşalma anında penisini dışarı çekmesi ve spermini dışarı boşaltarak gebeliğin önlenmesi. Heteroseksüel: Karşı cinse ilgi duyan ve karşı cinsle ilişkiye giren kişi. Homoseksüel: Kendi cinsine ilgi duyan kişi. İktidarsızlık: Daha çok ereksiyona geçememesinden dolayı erkeğin cinsel ilişkide bulunamaması. Kısırlık: Kadının hamile kalamaması, erkeğin ise hamile bırakamaması. Klitoris: Kadının cinsel organındaki en duyarlı nokta. Klitoris üzerine baskı uygulamak ya da klitorisi elle, penisle, dille veya herhangi bir objeyle uyarmak kadının cinsel ilişki sırasında çok büyük haz almasını sağlar. Lezbiyen: Kendi cinsine ilgi duyan ve kendi cinsiyle ilişkiye giren kadın. Mastürbasyon: Kişinin kendi kendini elle uyararak cinsel yönden tatmin etmesi. Mazoşizm: Cinsel ilişki sırasında acı çekerek zevk almak. Nekrofili: Cesetlerle cinsel ilişkiye girme eylemi (Ölüsevicilik). Oral Seks: Ağız yoluyla gerçekleştirilen cinsel ilişki. İlişki sırasında partnerlerden biri diğerinin cinsel organına ağzıyla öpme, emme, yalama gibi temaslarda bulunur. Orgazm: Cinsel ilişki anında en yüksek doyuma ve hazza ulaşılması. Östrojen: Kadınlık hormonu. Pedofili: Küçük çocuklarla cinsel ilişkiye girme eylemi (Sübyancılık). Penetrasyon: Erkeğin cinsel organın partnerinin cinsel organına ya da anüsüne girmesi. Penis: Erkeğin cinsel organı. Prezervatif: Cinsel ilişki öncesinde erkeğin cinsel organına takılarak, boşalma sırasında spermin kadının genital sistemine ulaşmasını engelleyen koruma aracı. Sadizm: Cinsel ilişki sırasında acı vererek zevk almak. Sperm: Erkeğin cinsel organından çıkıp üremeyi başlatan hücre. Spiral: Rahim içine yerleştirilen, kıvrıntılı, ince ufak plastikten yapılmış ve rahim içini tahriş etmeden gebeliği önleyen araç. Takvim tutma: Kadının adet kanamaları ve yumurtlama günleri esas alınarak, riskli günlerde cinsel ilişkiye girmeyerek uyguladığı doğum kontrol yöntemi. Testosteron: Erkeklik hormonu. Transeksüel: Karşı cinse ilgi gösteren, tıbbi müdahale ile cinsiyetini değiştiren kişi. Travesti: Karşı cinsin giysilerini kullanarak ve cinsel rolünü üstlenerek cinsel hazza ulaşan kişi. Tüplerin bağlanması: Yumurtlama döneminde, yumurta hücresine sperm taşıyan "fallop" adı verilen kanalcıkların tahrip edilerek, sperm iletemez duruma getirilmesi. Vajina: Kadının cinsel organı. Vazektomi: Erkekte spermatik yolunun cerrahi müdahale ile bağlanıp, cinsel temasta spermin kadına geçmemesinin sağlandığı bir operasyon. Vibratör: Titreşimli suni penis. Zoofili: Hayvanlarla cinsel ilişkiye girme eylemi (Hayvansevicilik).

Bekaret

Geleneksel anlamda bakirelik cinsel deneyimi olmamayı ifade ediyor. Bu tanım her iki cins için söz konusu olsa da toplum bekareti yalnızca kadına yönelik olarak kutsallaştırmış. Erkeğin bekaretini kaybetmesi erkekliğe atılan bir adım olarak algılanırken, kadının bekareti ancak evlendiği erkeğe sunulacak bir hediye olarak kabul ediliyor. Bu inanış doğrultusunda çoğu toplumda evlilik öncesi cinsel ilişkiye bir sınırlama getirilmiş. Üstelik bekareti daha da kutsallaştırmak için çoğu kez bekaret hakkında konuşmamak yeğlenmiş. Dolayısıyla 21. yüzyılda bekaret hâlâ bir tabu olma özelliğini koruyor. “Annem bekaretimin benim için çok önemli olduğunu belirtirdi. Hatta bir gün bekaretimin kocama sunacağım bir hediye olduğunu, bu sebeple onu şimdilik saklamam gerektiğini söyledi.” B.T 27 yaşında Bugün birçok aile için çocuklarının cinsel yönden sağlıklı olup olmadıkları, güvenli ve sağlıklı seks yapıp yapmadıklarından daha önemli olan şey, onların bakire olup olmadığı. Bu tavır özellikle kız çocuklarının ailelerinde daha yoğun bir biçimde sergileniyor. Oysa gençler cinsellik hakkında en sağlıklı bilgilere ancak aileleriyle konuşarak ulaşabilir. Ancak çok geniş bir kesimin mesajı her zaman “Bakire kal!” şeklinde olduğu için, bu iletişim ya hiç başlamaz ya da bu kesin mesajla sona erer. Geleneksel yapının bakirelik hakkındaki bu kesin yargısına karşılık popüler kültür, özellikle de medya kadının cinsel yönden aktif olduğuna ilişkin bir tavır sergiliyor. Gerek şarkı sözlerinde, gerek basındaki fotoğraflarda, gerekse TV'de yer alan popüler isimlerin yer alış biçiminde cinsel figürler ön planda. Bu sebeple cinsellik ekranın arkasındakiler için giderek daha fazla bir baskı oluşturuyor. Bekaretin toplum tarafından tabu haline getirilmesi, özellikle cinselliğini henüz yeni keşfedenlerde fiziksel ve ruhsal birtakım sorunların çıkmasına sebep oluyor. Kadınların en büyük kabusu olan “gerdek gecesi sendromu”, yine bekaretin bu kadar kutsal olduğuna dair bir şartlanmadan ileri geliyor. Hatta kimi kadınlarda bu sendrom giderek daha büyük bir sorun olup, frijitliğe kadar varabiliyor. “Bana ailemdeki en yakın kişi olan annem, bekaretin çok önemli olduğunu ve ilk ilişkimi evlendiğim gün kocamla yaşayacağımı söylerdi. Giderek gerdek gecesi benim için çok büyük bir kabus oldu. Evlendiğim gün ise kocamla cinsel ilişkiye girmekten çok korkuyordum. Bu sebeple çok ağrılı bir cinsel birliktelik yaşadım. İlk geceden sonra kendimi kirlenmiş hissettim ve bir daha ilişkiye girmek istemedim. Ancak uzun süren bir tedaviden sonra eşimle birlikte olabildim.” S.F. 37 yaşında Türkiye ve gelişmekte olan ülkelerde bekaret sebebiyle işlenen cinayetlerin sayısı hiç de azımsanmayacak ölçüde. Özellikle doğuda bakire olmadığı için kızını, kardeşini ya da akrabasını öldüren, öldürmeye teşebbüs eden birçok kişi var. Üstelik bu cinayetler töreler tarafından da onaylanmakta ve toplum tarafından meşru görülmekte. Bakirelik hakkındaki bu görüşler kadının ister istemez bekarete karşı çekimser bir tavır sergilemesini beraberinde getiriyor. Sevgilisiyle cinsel yönden her türlü şeyi yaşamasına karşın sadece bu şartlanmadan dolayı kızlığını koruyan kadınların sayısı azımsanacak gibi değil. Kızlığını kaybetmek istemeyen kadınların korkulu rüyalarından biri de, bir sonraki ilişkilerinde beraber oldukları erkeğin bakire olmadıkları için kendilerinden ayrılabilecekleri ya da birlikte olmak istemeyeceklerini düşünmeleri. Aslında bu düşünce pek de yanlış sayılmaz. Çünkü birçok erkek birlikte olduğu kadının bakire olup olmadığını çok fazla önemsiyor. Erkeklerin, toplumun, ailenin ve törelerin bakış açısı ne olursa olsun bedenimizden ve davranışlarımızdan yalnızca kendimiz sorumluyuz. Bu yüzden kendimiz için en doğru kararı verip, cinsel ilişkiye girmek ya da girmemek özgürlüğüne sahip olmalıyız. Birlikte olmaya ve bu birlikteliği kiminle yaşayacağımıza karar vermek, bu konuyu başkalarıyla konuşmak, kişisel bir doğum kontrol yöntemi uygulamak çoğu zaman bedenimize ve geleceğimize sahip çıkmanın aşamalarından biri. Bu sebeple sağlıklı birliktelikler kurmak ve kendimizle barışık olmak için, tercihlerimizi toplumsal törelerin, tabuların ve değer yargılarının esiri olmaksızın özgür irademizi kullanarak yaşamalıyız